Çağrılar

Maarif Platformu’ndan Tarihî Bir Çağrı ve İkaz: Eğitimde Ontolojik (Yazılım/Ruh) Problem ve Çıkış Yolu

Maarif Platformu’ndan Tarihî Bir Çağrı ve İkaz: Eğitimde Ontolojik (Yazılım/Ruh) Problem ve Çıkış Yolu

  • Hakikatin izini süren ve topluma ayna tutan kıymetli basın mensupları,
  • Fikri bağımsızlığımızın teminatı olan münevverlerimiz,
  • Nesil inşasını bir sektör veya memuriyet değil, bir irfan davası kabul eden fedakâr muallimlerimiz,
  • Ahilik ahlakıyla alın teri döken kıymetli meslek erbabımız,
  • Sistemin öğütücü çarkları arasında heder edilmesine rıza gösteremeyeceğimiz evlatlarımız ile onların ilk rehberi olan velilerimiz,
  • Ve tarih boyunca içine düştüğü her fetreti kendi ruh köklerinden aldığı feyizle aşmayı bilmiş Aziz Milletimiz;

Son günlerde okullarımızda peş peşe vuku bulan ve muallimlerimizin canına, onuruna kasteden elim hadiseler, eğitim sistemimizin üzerindeki örtüyü kaldırmış ve kanayan derin yarayı tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermiştir. Maarif Platformu olarak hazırladığımız ve tam metnini kamuoyunun takdirine sunduğumuz bu bildiri; yaşananları adli bir vaka veya basit bir “güvenlik zafiyeti” olarak okuyan sığ yaklaşımlara karşı, sorunları üreten gerçek sebepleri en üst akademik ve ilmi seviyede ele alan tarihi bir teşhis ve çözüm beyannamesidir.

Neden Bu Bildiriyi Hazırladık?

Bugün sadece pansuman tedbirlerle, okullara polis yığarak veya cezaları artırarak çözülebileceği sanılan şiddet sarmalı, aslında bir asırdır medeniyet köklerimizden koparılan eğitim tasavvurumuzun feryadıdır. Bu bildiriyi hazırladık; çünkü meselenin pedagogların, sosyologların ve devlet aklının gözünden kaçan asıl kaynağına, yani ruhsuzlaştırılan maarif sistemimizin “ontolojik kimlik krizine” neşter vurmak artık ertelenemez tarihi bir vebaldir.

Bu Bildirinin/Raporun Emsallerinden Farkı Nedir?

Bugüne dek hazırlanan pek çok bildiri, çağrı ve rapor, meseleyi yüzeysel mevzuat tartışmaları ve fiziki şartlar ekseninde değerlendirmiştir. Oysa elinizdeki bu bildiri metni;

  • Bilgiyi ve hikmeti şahsiyete endeksleyen muallimi pasifize edip “Müşteri Haklıdır” mantığıyla ezen popülist pedagojiyi,
  • Eğitimimizi OECD, PISA ve AB müktesebatı gibi küresel vesayet odaklarına mahkûm eden “yabancı yazılımları”, ve eğitimin rant haline gelmesi ile zorunlu eğitimden mesleki eğitime yönlendirmeyi imkânsız hale getiren rant ve ticaret odaklarına
  • Evlatlarımızın kabiliyetlerini çürüten ve onları mesleksizliğe mahkûm eden 12 yıllık kesintisiz zorunlu eğitim cenderesini ve onları sanal dehlizlerde yutan dijital suikastları kökten reddeden felsefi bir itirazdır.
  • Bu metin aynı zamanda, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” gibi yerli ve milli atılımlara, sırf ideolojik körlükle “istemezük” nakaratını koro halinde tekrarlayan ve maarifin önündeki en büyük zihni barikatı teşkil eden kesime karşı bir hakikat haykırışıdır.
  • Asıl bir itirazımız; Maarif Modelinin ruhunu hapseden, eğitimin içini boşaltarak koca bir ülkenin okullarını adeta ruhsuz birer “sınav hazırlık kursuna” indirgeyen merkezi sınav gerçeğinin ısrarla görmezden gelinmesinedir.

Bildirimiz, hastalığın sonuçlarıyla ve semptomlarıyla değil, bizatihi hastalığı üreten yapısal tıkanıklıkla ve değer çöküşüyle hesaplaşmakta; Ahilik ruhuyla harmanlanmış, şahsiyet inşasını merkeze alan tam bağımsız, sivil ve milli bir maarif modelini (5+3 Kademeli Sistem) teklif etmektedir.

Zihni Aydınlık İçin Millî Bir Görev

Eğitimi, aileyi ve neslimizi küresel sömürü düzeninin ruhsuz bir dişlisi olmaktan kurtarıp fıtrata uygun “Kâmil İnsan” ufkuna taşıyacak yerli bir nizamı kurmak, varoluşsal bir beka meselesidir.

Meseleleri slogan seviyesinden kurtarıp hakiki çözüme kavuşturacak bu tespitlerin; devletin en üst makamlarından akademiye, basından mahallemizdeki veliye kadar ulaştırılması elzemdir. Bu zihni aydınlanma hamlesi için herkese büyük bir görev düşmektedir. Bu bildirinin okunması, üzerinde tefekkür edilmesi ve özellikle sosyal medya mecralarında bağlantısının (linkinin) paylaşılarak geniş kitlelere ulaştırılması sıradan bir eylem değil; evlatlarımızın fıtratını, muallimimizin vakarını ve milletimizin istiklalini müdafaa adına hepimiz için millî bir görev olduğu kanaatindeyiz.

Hakiki şifa, ancak marazın kaynağına inen cesur ve isabetli bir teşhisle mümkündür. Bu hayati hakikati ilgililerin basiretine ve aziz milletimizin yüksek takdirlerine sunarız.


(Bildirinin Tam Metin, Bildiriye ulaşmak için linki tıklayınız) https://www.maarifplatformu.com/maarifin-istiklali-birlik-ve-dirilis-cagrisi/

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu